Verimli Ders Çalışmanızı Sağlayacak 10 Teknik

Öğrenmek bir süreçtir ve her şey de olduğu gibi bu süreci de kolaylaştıracak yollar bulunmaktadır. Bilimin bize sunmuş olduğu 10 verimli ders çalışma tekniğini sizler için derledik.

Daha yüksek verimle ders çalışmaya giden yolu keşfetmek mümkün olsa da bu sınavlarınıza daha az çalışmanız gerektiği anlamına gelmez.

Bu yazı da ders çalışma süreniz boyunca veriminizi arttıracak teknikler üzerinde duracağız. Hadi hemen başlayalım, işte öğrenme sürecini hızlandırmak için bilim tarafından desteklenen on teknik.


1. Çağrışım Tekniğini Kullanarak Verimli Ders Çalışın

Daha önce hiç duymadığınız bir şeyi aşina olduğunuz bir şey ile bağdaştırmak, çağrışımsal öğrenme olarak bilinir. Bu, Pavlov’un köpeği deneyi gibi görünüşte ilgisiz şeyler arasındaki ilişkiyi öğrendiğiniz türden, daha çok görünüşte uyumsuz şeyler arasındaki ilişkiyi öğreten tekniktir.

Basitçe söylemek gerekirse bir konu hakkında, “Temel olarak anladım” diye düşündüğünüzde, çağrışımsal düşünmeyi kullanıyorsunuz.

Bir konuyu hızlıca kavramanız mı gerekiyor? En azından kısmen, zaten aşina olduğunuz bir şeyle bağlantı kurmaya çalışın. Yalnızca köşe taşlarını veya kritik detayları anlamanız gerekecek. Dolayısıyla, öğrendiğiniz bilgileri hafızanızda depolanmaya ve gerektiğinde çağrılmasına yardımcı olacak daha geniş bir alanı kullanabileceksiniz.

Daha az şeyi öğrenerek daha fazla konuya hâkim olmanın en etkili yollarından biri de bu metottur. Bilimsel araştırmalar bu tekniğin, hızlı bir şekilde daha fazla bilgi edinme yeteneğiyle sonuçlanabileceğini öne sürüyor.


2. Zamana Yayarak Öğrenin

2. Zamana Yayarak Öğrenin

Bir oturuşta tek bir konuya, bir şeye, bir işe veya bir beceriye odaklanmak yerine, aynı anda birkaç konu veya beceri üzerinde çalışın.

Bu süreç, benzer becerileri veya kavramları paralel olarak inceleyen serpiştirme tekniği olarak bilinir. Serpiştirme tekniği, beyninizi ve motor becerilerinizi geliştirmek için son derece etkili bir yöntemdir.

Bir konuyu serpiştirme tekniği ile öğrenme yani konuyu bölerek ve zamana yayarak çalışmak, beynin beceriler veya kavramlar arasında ayrım yapma yeteneğini geliştirir. Bir konu hakkında kafa yorarak kas hafızası oluşturabilir ve o konu hakkında az ya da çok otomatik hale gelene kadar üzerinde çalışmalısınız.

Farklı becerileri karıştırır ve eşleştirirseniz, tek bir beceri ile alacağınız verimi ikiye katlamış olursunuz. Bunun yerine sürekli olarak değişmeniz ve uyum sağlamanız gerekir. Nasıl hissettiğinizi, algıladığınızı ve çeşitli hareketler veya kavramlar arasında ayrım yaptığınızı sürekli olarak gözlemlemeniz gerekir.

Bu, daha yüksek düzeyde anlamanıza yardımcı olduğu için öğrenmeye çalıştığınız şeylerde gerçekten ustalaşmanıza yardımcı olacaktır.


3. Kendinizi Sık Sık Sınayın

Çeşitli araştırmalar, öğrencilerin daha hızlı öğrenmesine yardımcı olmak için kendi kendini test etmenin son derece etkili bir yöntem olabileceğini göstermektedir.

Bunun nedeni kısmen oluşturulan ekstra bağlamlardır. Bir teste girer ve bir hata yaparsanız, sadece doğru cevabı hatırlamanız daha olası olmakla kalmaz aynı zamanda hatırlamadığınızın da ne olduğunun farkında varacaksınız. Hata yapmak, özellikle kendi kendini bunu deneyimlemek durumunda, bir dahaki sefere hatırlama ihtimalinizi yükseltecektir.

Sadece giriş kısmının üzerinden geçmeyin. Girişten sonra neler olduğunu inceleyin. Vurgulamak istediğiniz 5 ana öğenin bir listesiyle bilginizi kontrol edin. Var ise istatistikler, formüller gibi verileri inceleyin. Bu konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.

Ek olarak, zaten bilginiz kadar güvende hissedeceksiniz ancak farkında olmadığınız şeyleri de hızla keşfedeceksiniz.

Hata yapmak için kendinize şans verin…


4. Yazarak Tekrar Edin

Çoğumuz yazı yazmayı sevmeyebiliriz fakat araştırmalar yazarak bir konuyu tekrar etmenin çok ciddi katkıları olduğunu ortaya koydu.

Kâğıt ve kalemle not almanın bilgilerin akılda kalıcılığını ve kavramayı geliştirdiği gözlemlenmiş. İlginçtir ki, yazı yazarken sadece yazmaya odaklanmak yerine yazdığımızı akılda tutmaya çalışırız. Bu süreç boyunca konuyu kavrama noktasında gelişme kaydederiz.

Bu, yazdıklarımızı daha uzun süre hatırlayacağımız anlamına gelir.

Belki de bu yüzden eski çağlardan beri insanlık bir günlük tutma alışkanlığını sürdürdü. Kim bilir?


5. Sesli Okuyun

Sesli Okuyun

Araştırmalar, dinleme veya sessizce düşünme ile karşılaştırıldığında, konuşulan kelimelerin öğrenilmek istenen bilgiler için hafızayı geliştirme yolunda oldukça güçlü bir mekanizma olduğunu öne sürüyor.

Araştırmacı bilim adamlarına göre, öğrenme ve hafıza aktif katılım yoluyla fayda sağlar. Bir kelimeye aktif veya üretim unsuru eklediğimizde kelime zamanla hafızada daha belirgin olacak ve sonuç olarak hatırlanacaktır.

Kısacası, zihinsel olarak pratik yapmak harika olsa da yüksek sesle çalışmak daha kesinlikle daha iyi.


6. Başka Birine Anlatın

İnsanlar bir şeyler öğrenme konusunda güçlük çekmeyebilir fakat yeteneği olmayanların öğretmenlik yapamaması mümkün. Ancak araştırmalar birine/birilerine öğretmenin öğrenmeyi hızlandırdığını ve daha fazlasını akılda tuttuğunu kanıtlamıştır.

Sadece insanlara sunum yapmak zorunda kalacağınızı düşünmek bile daha verimli ve geniş düşünmenizi sağlayabilir. Araştırmacılara göre, öğretmenler öğretmeye hazırlanırken, kilit noktaları aramaya ve bilgileri tutarlı bir yapı içinde düzenlemeye eğilimlidirler. Sonuçlar, öğrencilerin öğretmeyi umduklarında bu tür etkili öğrenme stratejilerine de yöneldiklerini göstermektedir.

Öğretme aynı zamanda bilginin ve kavrayışın gelişmesine de yardımcı olur. Öğretmenlerinize meslek hayatlarına başladıktan sonra ne kadar geliştiklerini sorun. Dersten edinilen bilgiden onların da yararlanıp yararlanmadığını sorun.

Büyük ihtimalle alacağınız cevap kocaman bir evet olacak!


7. Düzenli Uyku Beynin Verimini Arttırıyor

Uyku, beynimizin hafıza ile ilgili işlemleri gerçekleştirdiği zamandır. Bu yüzden kısa bir şekerleme bile hafızanızın verimini arttırabilir.

Kısa bir şekerlemenin bile anılarınızı hatırlamanıza yardımcı olmasının nedeni budur.

Araştırmalardan birinde, katılımcılardan hafızalarını değerlendirecek şekilde kartları ezberlemeleri istendi. Belirlenen kartları ezberledikten sonra 40 dakika ara verdiler ve bir grup uyudu, diğerleri uyanık kaldı.

Aradan sonra, her iki takım da kartları tekrar göstermeleri için test edildi. Uyuyan grup, uyanık kalan gruptaki yüzde 60’a kıyasla, ezberletilenlerin ortalama yüzde 85’ini koruyarak önemli ölçüde daha iyi performans gösterdi.

Araştırmacılar ayrıca daha az uyumanın yeni bilgileri belleğe aktarma yeteneğinizi etkileyebileceğini ve oluşturduğunuz geçici anıları pekiştirebileceğini de gözlemlediler.

Görünen o ki, bu işin sırlarından birisi de düzenli uyku.


8. Düzenli Spor Yapmak Beyni Güçlendiriyor

Düzenli Spor Yapmak Beyni Güçlendiriyor

Bu çalışma, düzenli spor yapmanın, anıların hatırlanmasını nasıl geliştirebileceğini göstermektedir. Bilim insanları tarafından yürütülen bir başka araştırma, yoğun egzersiz aralıklarının hafıza için faydalı olduğunu ve fitness egzersizinin yüksek müdahale ile hafızada önemli bir iyileşme ile sonuçlandığını buldu. Benzer bilgiler hatırlamaya çalıştığınız bilgilerin önüne geçebilir ve aklınızı karıştırabilir.

Bir örnek vermek gerekirse, yüzleri hatırlama hafızası verilebilir. Bu yetenek özellikle sosyal iletişim isteyenler için faydalıdır.

Spor aynı zamanda beyin hücrelerinin büyüme, gelişme ve hayatta kalma fonksiyonlarında rol oynayan bir protein olan BDNF (Beyin-türevli nörotrofik faktör) olarak bilinen kimyasalda da artışa yol açmıştır.

Ayrıca, spor yaptığınızda sadece kendinizi daha iyi hissetmekle kalmayacak, aynı zamanda hafızanızı da geliştirebileceksiniz.

Derslerinizde size sağlayacağı faydalar ise cabası…


9. Art Arda Farklı Koşullarda Tekrar Edin

Uygulamanızı yapma yönteminizde değişiklikler yapın. Bir konu da ustalaşabilmeyi umarak aynı şeyi tekrar tekrar yapmak, ilerlemenizi olabildiğince aynı hızda geliştirmez fakat aslında işinizin kalitesini düşürebilir.

Bilim insanlarının son araştırmalarına göre, öğrenmek istediğiniz görevin biraz değiştirilmiş bir versiyonunu yaparsanız, aslında aynı şeyi aynı şekilde sürekli tekrar etmekten daha fazla ve daha hızlı öğrenirsiniz. Bunun ana nedeni yeniden çağrışımdır. Bu, eski anıların geri çağrılmasını ve yeni bilgilerle değiştirilmesini içerir.


Biraz Hızlanın

Normalde yaptığınızdan daha hızlı okuyun, konuşun, anlatın veya yazın. Slaytlarınızda, kitaplarınızda biraz daha hızlı ilerleyin. Hızınızı artırmak, daha fazla hata yapacağınız anlamına gelir, ancak sorun değil. Bu süreçte eski bilgileri yeni bilgilerle değiştireceksiniz ve iyileştirme için zemin hazırlayacaksınız.


Biraz Yavaşlayın

Aynı teknik fakat bu sefer tam tersini yapmalısınız. Ayrıca, normal hızınızda ders çalışırken, sesli ve sessiz ortamlarda koşulları değiştirerek kendinizi zorlayın.

Ders programınızı bölerek daha küçük parçalara ayırın. Hemen hemen her parça, bir dizi ayrı adım içerir. Bu kesinlikle verimli ders çalışmanın yollarından biridir. Sununuzun bir bölümünü seçin ve o konuda ustalaşın. Ardından bir konuda daha ve en sonunda tüm konuları bir araya getirin.


Ortamı Değiştirin

Eğer bir bilgisayar kullanıyorsanız başka bir bilgisayara geçebilir veya el ile yazmaya devam edebilirsiniz. Koşulları biraz değiştirin; bu sadece mevcut bir hafızayı geliştirmenize yardımcı olmakla kalmayacak, aynı zamanda sizi beklenmedik durumlara daha iyi hazırlayacaktır.

Koşulları değiştirmeye devam edin.

Süreci neredeyse her şey ile genişletebilirsiniz. Motor becerileri, öğrenmek için açıkça etkili olsa da süreç hemen hemen her şeyi öğrenirken uygulanabilir.


10. Parçalara Ayırın

Çok fazla zamanınız olmayabilir. Bu nedenle, bilmeniz gerekenleri öğrenmek için son dakikaya kadar ertelersiniz belki bir sunumu, sınavı veya sözlüyü.

Bunun açıkça kötü bir fikir olduğunu söyleyebiliriz. Araştırmalar, parçalara ayrılmış ders programlarının öğrenmenin inanılmaz derecede etkili bir yolu olduğunu gösteriyor.

Bir proje için sunum hazırladığınızı ve onu mükemmelleştirmeye çalıştığınızı hayal edin. Konuşmanızı yazdıktan sonra, birkaç kez üzerinden geçin. Bundan sonra, düzeltmeler veya değişiklikler yapmak için birkaç dakikanızı ayırın.

Bir süre, hatta bir gün ara verin ve ardından aynı süreçten geçin.

Dağıtılmış uygulamayı etkili kılan etken; çağrışım aşamasında verileri bellekten geri getirme işlemini, bellekten bir şey çıkarmaya çalıştığınız her seferde ve gittikçe daha başarılı hale geldiğinde, öğrendiğinizi unutmanın zorlaşmasıdır. Sunumunuzu düzenli olarak tekrarlarsanız, konuşmanızın çoğu zihninize yerleşir. Bu bir daha ki sefere tekrar düşünüp bilgiyi hafızanızda geri aramanıza gerek olmadığı anlamına gelir.

Başka bir araştırma ise “Bağlamsal Varyasyon Teorisi” üzerine odaklanır. Bilgi bellekte kodlandığında, belirli bir miktarda bağlam da kodlanır. Buna örnek vermek gerekirse; eski bir melodinin sesinin, şarkıyı ilk duyduğunuzda nerede olduğunuzu, nasıl hissettiğinizi size hatırlatmasıdır.

Nasıl uygulanırsa uygulansın parçalara ayırmanın işe yaradığı açıktır. Öğrenme seanslarınızı yaymak için yeterli zamanınız olduğundan emin olun. Bu teknik ile daha hızlı ve daha verimli bir şekilde öğrenebileceksiniz.

Ders çalışırken işinizi kolaylaştırmak için derlediğimiz teknikleri inceleyip sizin için en uygun olanları denemenizi tavsiye ederiz. Bu tekniklerin her biri bilimsel araştırmalar sonucu yıllar süren deneyler ile belirlenmiştir. Başarılar!